0

Sn. Morgan'ın belirttiği gibi "maliyet" ana sorun. Bu tür bir teknolojiye geçiş, yağışlarla elde edilen 1 ton tatlı suyun maliyeti (kuyulardan çıkarma, baraj, bakım onarım, işçilik, nakliye) ni geçtiği anda yönelebilirler. Ancak çıkan tuz ne olacak? Nasıl depolanacak? Aslında çözüm daha kolay, 100 birim suyun yaklaşık 70 birimi tarım ve hayvancılıkta, 23-25 birimi Sanayi de, 7-5 birimi de kentlerde evlerde kullanılıyor. Tarımı küçümsemeyin, 1 kilo dana etinin sorfanıza gelmesinin maliyeti 16 ton su, Tüm tarım ürünlerinin, kentliye ulaşmasının ciddi bir enerji ve su maliyeti ile çevreye kirlilik katkısı var. Eğer kentlerde tüketim azaltılırsa ki bunun ilk yolu, israfınz azaltılması çünkü tarımsal alanda üretilen ürünlerin yüzde 25-40 arası, depoalama, nakliye ve pazarlama stratejilerindeki aksak ve hatalardan dolayı ziyan oluyor. Ayrıca kentlerde yaşayanların gıda israfı da bu kayba yüzde 10-25 arası ekliyor. Aşırı ve gereksiz tüketim ile teşvik edilen yüksek maliyetli ürünler (hamburger köftesinden, lavabodan dökülen kızartma yağına kadar) her türlü tüketimin bir su maliyeti var. Rakamların farklı yüzde aralıklarında olması ülkelerin ortalama hayat standartı ile bağlantılı. Yüksek refah seviyesi, bol enerji ve su tüketimi demek. Bu yüzden en akılcı yol; su kaçaklarını azaltmak, kentlerde gıda israfını ve kaybını azaltmak. Kentlerin düşen tarımsal-hayvansal gıda talebi ile tarımsal üretimde su tasarrufu sağlamak. Tarımda sağlanacak %107luk bir tasarruf tüm yaşayanların günlük su ihtiyacını karşılar. Damlayan bir musluk günde 35 litreye kadar çıkabilir. (Sıklığına göre damlama şartı ile) bu oyda 1 ton demek. Bir ay 100 gram daha az et tüketimini kabul etse aynı kişi, 1,6 ton su kullanımını da gereksiz kılmış olacak... :-) -------------000-------------- Zamanında sizin önerinize benzer olarak sosyal medya da şöyle bir öneri paylaşmıştım. Madem su kaynakları azalıyor, denizlerden içteki kurumuş göllere su aktarılsın. Hem yeni deniz ürünleri yetiştirilir, hem de buharlaşma yolu ile bölgedeki hava nemini artırır. Bu nem bölgeyi besler. Maliyeti petrol boru hatları kadar olur. Ama biriken tuz için net bir çözüm öneremedim. Kimse de ciddiye almadı o dönem de... :-)

Burtay Mutlu (shibumi_tr) 2 yıl önce 0
0

Sn. Morgan'ın belirttiği gibi "maliyet" ana sorun. Bu tür bir teknolojiye geçiş, yağışlarla elde edilen 1 ton tatlı suyun maliyeti (kuyulardan çıkarma, baraj, bakım onarım, işçilik, nakliye) ni geçtiği anda yönelebilirler. Ancak çıkan tuz ne olacak? Nasıl depolanacak? Aslında çözüm daha kolay, 100 birim suyun yaklaşık 70 birimi tarım ve hayvancılıkta, 23-25 birimi Sanayi de, 7-5 birimi de kentlerde evlerde kullanılıyor. Tarımı küçümsemeyin, 1 kilo dana etinin sorfanıza gelmesinin maliyeti 16 ton su, Tüm tarım ürünlerinin, kentliye ulaşmasının ciddi bir enerji ve su maliyeti ile çevreye kirlilik katkısı var. Eğer kentlerde tüketim azaltılırsa ki bunun ilk yolu, israfınz azaltılması çünkü tarımsal alanda üretilen ürünlerin yüzde 25-40 arası, depoalama, nakliye ve pazarlama stratejilerindeki aksak ve hatalardan dolayı ziyan oluyor. Ayrıca kentlerde yaşayanların gıda israfı da bu kayba yüzde 10-25 arası ekliyor. Aşırı ve gereksiz tüketim ile teşvik edilen yüksek maliyetli ürünler (hamburger köftesinden, lavabodan dökülen kızartma yağına kadar) her türlü tüketimin bir su maliyeti var. Rakamların farklı yüzde aralıklarında olması ülkelerin ortalama hayat standartı ile bağlantılı. Yüksek refah seviyesi, bol enerji ve su tüketimi demek. Bu yüzden en akılcı yol; su kaçaklarını azaltmak, kentlerde gıda israfını ve kaybını azaltmak. Kentlerin düşen tarımsal-hayvansal gıda talebi ile tarımsal üretimde su tasarrufu sağlamak. Tarımda sağlanacak %10'luk bir tasarruf tüm yaşayanların günlük su ihtiyacını karşılar. Damlayan bir musluk günde 35 litreye kadar çıkabilir. (Sıklığına göre damlama şartı ile) bu oyda 1 ton demek. Bir ay 100 gram daha az et tüketimini kabul etse aynı kişi, 1,6 ton su kullanımını da gereksiz kılmış olacak... :-) -------------000-------------- Zamanında sizin önerinize benzer olarak sosyal medya da şöyle bir öneri paylaşmıştım. Madem su kaynakları azalıyor, denizlerden içteki kurumuş göllere su aktarılsın. Hem yeni deniz ürünleri yetiştirilir, hem de buharlaşma yolu ile bölgedeki hava nemini artırır. Bu nem bölgeyi besler. Maliyeti petrol boru hatları kadar olur. Ama biriken tuz için net bir çözüm öneremedim. Kimse de ciddiye almadı o dönem de... :-)

Burtay Mutlu (shibumi_tr) 2 yıl önce 0
0

Sn. Morgan'ın belirttiği gibi "maliyet" ana sorun. Bu tür bir teknolojiye geçiş, yağışlarla elde edilen 1 ton tatlı suyun maliyeti (kuyulardan çıkarma, baraj, bakım onarım, işçilik, nakliye) ni geçtiği anda yönelebilirler. Ancak çıkan tuz ne olacak? Nasıl depolanacak? Aslında çözüm daha kolay, 100 birim suyun yaklaşık 70 birimi tarım ve hayvancılıkta, 23-25 birimi Sanayi de, 7-5 birimi de kentlerde evlerde kullanılıyor. Tarımı küçümsemeyin, 1 kilo dana etinin sorfanıza gelmesinin maliyeti 16 ton su, Tüm tarım ürünlerinin, kentliye ulaşmasının ciddi bir enerji ve su maliyeti ile çevreye kirlilik katkısı var. Eğer kentlerde tüketim azaltılırsa ki bunun ilk yolu, israfınz azaltılması çünkü tarımsal alanda üretilen ürünlerin yüzde 25-40 arası, depoalama, nakliye ve pazarlama stratejilerindeki aksak ve hatalardan dolayı ziyan oluyor. Ayrıca kentlerde yaşayanların gıda israfı da bu kayba yüzde 10-25 arası ekliyor. Aşırı ve gereksiz tüketim ile teşvik edilen yüksek maliyetli ürünler (hamburger köftesinden, lavabodan dökülen kızartma yağına kadar) her türlü tüketimin bir su maliyeti var. Rakamların farklı yüzde aralıklarında olması ülkelerin ortalama hayat standartı ile bağlantılı. Yüksek refah seviyesi, bol enerji ve su tüketimi demek. Bu yüzden en akılcı yol; su kaçaklarını azaltmak, kentlerde gıda israfını ve kaybını azaltmak. Kentlerin düşen tarımsal-hayvansal gıda talebi ile tarımsal üretimde su tasarrufu sağlamak. Tarımda sağlanacak %10'luk bir tasarruf tüm yaşayanların günlük su ihtiyacını karşılar. Damlayan bir musluk günde 35 litreye kadar çıkabilir. (Sıklığına göre damlama şartı ile) bu ay'da 1 ton demek. Bir ay 100 gram daha az et tüketimini kabul etse aynı kişi, 1,6 ton su kullanımını da gereksiz kılmış olacak... :-) -------------000-------------- Zamanında sizin önerinize benzer olarak sosyal medya da şöyle bir öneri paylaşmıştım. Madem su kaynakları azalıyor, denizlerden içteki kurumuş göllere su aktarılsın. Hem yeni deniz ürünleri yetiştirilir, hem de buharlaşma yolu ile bölgedeki hava nemini artırır. Bu nem bölgeyi besler. Maliyeti petrol boru hatları kadar olur. Ama biriken tuz için net bir çözüm öneremedim. Kimse de ciddiye almadı o dönem de... :-)

Burtay Mutlu (shibumi_tr) 2 yıl önce 0