Dünya Dışı Yaşam Bulunması Dünyayı Nasıl Değiştirirdi?
1938’de Orson Welles’in ‘Dünyalar Savaşı’ radyo programında Marslıların dünyaya saldırdığını anlatmasıyla, halkta bu konudaki çaresizliğimi açığa çıkararak, paniğe sevk etmesiyle uzaylı istilası fikrini akıllara getirmiştir.

O günden beri uzaylılar ve dünyayı ziyaretleri pek çok filme konu olmuştur. Baruch S. Blumberg NASA Kongre Kütüphanesi Astrobiyoloji Kongre yöneticiliğini yeni bitiren Steven Dick dünya dışı yaşamın bakış açımızı nasıl değiştirebileceğini araştırıyor. Dick öncesinde ABD Deniz Kuvvetleri Gözlemevi’nde astronom ve tarihçilik görevi yaparken, Dünya ötesi yaşamın keşfini ilgilendiren pek çok kitap yazdı. “ Eğer mikropları bulursak, bunun özellikle biyoloji bilimi üzerine etkisi olabilir ve böylece biyoloji evrenselleşebilir. Dünya’da biyolojiye ilişkin sadece bir olay olabilir. Tümüyle DNA tabanlı. Eğer Mars  veya Europa’da bir şeyler bulursak, bu evrensel biyolojiyi şekillendirebilir,” diyor Dick. Dick 1996’da keşfedilen Mars meteroiti ALH84001’nin dünya dışı yaşamı gösterme olasılığı üzerinden sürüp giden tartışmaların, 1996’da Science dergisinde yayınlanan makalenin bilinçsizlikten dolayı biyolojik aktiviteyle ilişkilendirilmesindeki olasılıkları bile değerlendiriyor. Bu konu bugün bile halen tartışıldığından kongresel soruşturmalara bile neden olur. Normalde bir bulgu elde etseniz bile bunu yorumlamak, oldukça uzun sürebiliyor. Bu nedenle bir Mars kayacında dünya dışı yaşamın anlayabilmek yıllar alabilir.

Kongre Kütüphanesi’ndeki yıllarını tarihteki muhtemel numunelerin dünya dışı uygarlıkla ilk temasında insanlığın ne gibi tepkiler verebileceğini araştırdı. Tarih yeni kültürlerle yapılan karşılaşmaların çok farklı yönlerde gerçekleştiğini gösteriyor.  Azteklerle karşılaşma ilk karşılaşmanın ne kadar kötü geçebileceğini gösteriyor. Cizvitler ve Amerika yerlilerin karşılaşması da bunun gibi bir karşılaşmaya örnek. Arada kültür farklılıklarından dolayı her zaman sınırlar olmuştur. Dünya Dışı Akıllı Yaşam Arayışı Programı SETI, doğrudan olmayan bir iletişim için farklı bir yol izliyor. Ya da 12. yy’da Yunan düşünürlerin fikirlerinin arap kültürüne de ve de Osmanlı kültürüne başarıyla geçerek , ölü kültürlerin yeniden canlanabileceğini gösteriyor. Tabi Osmanlı ve Arap kültürlerin bu şekilde gelişimi aslında kültürlere ve etkileşime bakış açısının  ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bununla beraber iletişim kurulsa bile belki de dil bize çok yabancı olabilir. Bu durumda matematik bile evrensel dil olarak kullanılabilir. Bu teori aslında Platon’un matematik tabanlı fikrinden kaynaklanıyor. Tabi bu şifre çözme gibi bir şey olabilir.

Temasın Etiği Dick dünya dışı akıllı yaşamın potansiyel etkilerini anlamada büyük aşama kaydetmiş gözüküyor. Bu nedenle diğer bilim adamlarını bulguları paylaşmaya çağırıyor. Bu nedenle Dick, NASA Kongre Kütüphanesi Astrobiyoloji Kongresi’nde “Keşif İçin Hazırlanma “ adıyla bir sempozyum düzenlendi. Böylece yarın bir gün dünya dışı akıllı veya mikrobiyal bir yaşam formu bulunduğunda bunun etkileri hedef alındı. Sempozyumda insan merkezli hayat görüşünün ötesindeki hayatı keşfetmenin teolojik ve felsefi açıdan tartışılması sağlandı. Böylece toplumu böyle bir keşfe karşı hazırlama düşünülüyor. Belki de bu sayede astrobiyoloji gibi bir alan oldukça önem kazanabilir. Sizce dünya dışı bir yaşam bulunsa bu etkileşim nasıl olurdu?

Kaynak

Fizikist
Türkiye'nin Popüler Bilim Sitesi

0 yorum